Edebiyat Nedir

Edebiyat, bir toplumun yaşantısını, ruh dünyasını, gelişimini, sorunlarını ve hatta refah düzeyini dahi ortaya çıkaran yazı ve ya sözlü anlatım dilidir.
Bir şairin yahut öykü yazarının eserlerinden yaşadığı dönemi anlamak gayet tabi mümkündür.
Örneklendirecek olursak:
Ruhumuz mu göç eyledi batıya?
Uyan da bir halımızı gör dedem.
Dal diyerek hep sarıldık kütüğe,
Daha bizde ne hünerler var dedem.
Bu dizede şair toplumsal sorunlardan, toplumun düştüğü ahlaki çöküntüden yakınmış. Artık zamanın olumsuz yönde değiştiğini; batı kültürünün toplumumuzdaki olumsuz etkilerini ele almış.
Buradan anlaşılıyor ki şaire göre toplum bozulmalar yaşamış, eski kültür unutulmuş, her şeyimiz batıyla birleştirilmiştir.
Bu şiirde edebiyatın toplumu yönlendirici gücünü görüyoruz; yani sonuç olarak edebiyat toplumları olumlu ve ya olumsuz etkiler.
Edebiyat bir toplumun gelişim düzeyini takip ettiği gibi tarihini de ortaya koyar.
Buna en büyük örnek teşkil edecek yazınımız elbette “İstiklal Marşımızdır.”
Bu şiirde Mehmet Akif ERSOY Bir milletin var oluş mücadelesini, tabiri caiz ise yeniden dirilişini anlatır; hülasa bir milletin tarihini anlatır.
Edebiyat, toplumu ilgilendiren her konuda kendine yer bulan geniş bir alandır.
Daha sonraki yazılarımda bunlara değineceğim ama; edebiyat kendi içinde türlere, dönemlere ayrılır.
Öykü, şiir, roman gibi yazın türler olduğu gibi; Divan, Servet-i finun gibi yalnızca belli dönemlere de ayrılarak edebiyat anlatılmaya, anlaşılmaya çalışılır.
Edebiyat uçsuz bucaksız bir yelpazedir; kimi şiir ile, kimi hikaye ile, kimi romanla toplumu topluma anlatır ve yine sonuç olarak edebiyat bizi bize anlatır, gerçekte ne olduğumuzu, neyi sevip neyi sevmediğimizi, neyi başarıp neyi başaramadığımızı, neyi bilip neyi bilmediğimizi, neyi görüp neyi göremediğimizi, neyi öğrenip neyi öğrenemediğimizi anlatır.
Edebiyatın muhatabı insandır; başka bir değişle insanı insanla anlatma sanatıdır.

Yorum yapın